29-06-2022

Hukuki Çeviri Nedir?


Her türlü çeviride olduğu gibi, hukuki çeviri de belgelerin bir kaynak dilden farklı bir hedef dile dönüştürülmesinden oluşur. Ancak bu çeviri türünün bazı özellikleri vardır. Hukuki çeviri, büyük ölçüde doğal dile güvenmeleri nedeniyle temelde belirsiz olan üç araştırma alanının –hukuk kuramı, dil kuramı ve çeviri kuramı– kavşağında yer alır. Hukukun kendisi oldukça istikrarsız bir disiplindir. Bu yasaların uygulandığı ülkeye veya bölgeye bağlı olarak son derece farklı olan bazı soyut ve değişen kavramlara dayanır. Hukuki söylem sürekli bir akış halindedir: anlamı, ifade edildiği dile ve hatta okuyucuya göre değişir. Kanunlar, insan faaliyetinin çoğu alanını düzenlediği için disiplinler arasıdır. Hukuk tercümanları, sadece hukukla ilgili değil, aynı zamanda uygulandığı alanla ilgili olarak da derin bir kavram ve terminoloji bilgisine sahip olmalıdır.  


Hukuki tercüme, hukuki belge ve materyalleri bir dilden başka bir dile orijinal anlamına saygı duyarak dönüştüren çeviri alanıdır. Bu tür bir çeviri, yasal arka planı dikkate alan bir prosedürden oluşur. Hukukla ilgili tercüme edilebilecek farklı belgeler arasında şunlar bulunmaktadır:  sözleşmeler, mahkeme ve tanık transkriptleri, ifadeler, gizlilik anlaşmaları, şikayetler, politikalar, yasal bildirimler, lisanslar, dava belgeleri, tahkim tercümeleri, yasal uyarılar ve diğerleri.


Hukuk neredeyse kendine ait başlı başına bir dile sahiptir. Bunu anlamak için hukuk alanında deneyimli çevirmenlerle çalışılmalıdır. Hukuki çeviri yapacak çevirmenler ülke yasalarını bilmek zorundadırlar. Çünkü kelimesi kelimesine çeviri orijinal metnin anlamını tam olarak yansıtmayabilir. Hukuki tercümanların, tercüme edilen şeyin hukuki sonuçlarını anlamaları önemlidir. 


Herhangi bir hukuki tercüme ihtiyacının karşılanması için tercüman veya tercüme bürosu ile çalışıldığında, güvenilir bir sonuç elde edebilmek çok önemlidir. Çeviri yeterince doğru değilse, yasal sonuçları olabilir. Yanlış tercüme edilmiş bir belge, kişilerin haklarını doğrudan etkileyebilir.  


Hukuk firmalarının sonucun doğru ve aslına sadık olduğundan emin olabilmeleri esastır. Çevirmenler, ülkenin ticari ve yasal uygulamalarına aşina olmalıdır. Aksi takdirde, yanlış bilgiler büyük bir yanlış anlaşılmaya neden olabilir. Bu nedenle her zaman kendi ana dillerinde çeviri yapan tercümanlarla çalışılması tavsiye edilir.  


Hukuki Tercümenin Özellikleri


Hukuki Tercümenin Özellikleri


Hukuki belgeler, kural koyucu ve açıklayıcı metinler ve her iki işlevi de içeren karma metinler olarak sınıflandırılabilir. Hedef metnin yasal etkileri vardır. Bir belgenin işlevi, onun doğal doğasına değil, iletişim durumuna bağlıdır. Hukuk, ayrı ayrı gelişen ve genellikle ulusal ve dilsel sınırlar içinde kalan farklı sistemlerin bir karışımıdır. Hukuk çevirmenleri, özellikle kavramlar, prosedürler, kurumlar ve personel ile ilgili olanlar olmak üzere kültüre bağlı terimlerin eşdeğerlerini bulmalıdır. Bununla birlikte, Avrupa ve uluslararası hukukta büyük bir artış yaşanıyor ve bu da bazılarına göre hukukun giderek daha standart hale geleceğini düşündürüyor. 


Hukuk çevirisi uzmanları, sadakati “… hedef okuyucu üzerinde, hedef hukuk kültürünün üslup kurallarına saygı göstermek için orijinal metinde önemli değişiklikleri haklı çıkarabilecek eş değer bir etki elde etmek” olarak anlarlar. Bu doğrultuda çevirmen temelde bir metin üreticisidir. Hukuk dili, siyaset, etik ve metafizik olarak retorik alanında var olduğu için doğal dile dayanır. Bu, yasal içeriğin yorumlanması söz konusu olduğunda sorunlara neden olabilecek çok fazla belirsizliğe neden olur.  


Çeviri, orijinal metnin mesajını hedef metinde doğru ve deyimsel olarak yansıtmalıdır. Hedef metinde aynı ton ve dil seviyesi sürdürülmelidir. Hukuki bir çeviri kesinlikle dil bilgisi hatası içermemelidir. Uluslararası anlaşmalar söz konusu olduğunda, belirsizlik diplomatik bir taktiği temsil edebilir. Edebi çeviride, belirsizlik mutlaka bir kusur olarak görülmez. Kaliteli bir hukuk çevirisi üretebilmek için çevirmenlerin “yorumlama” belirsizliklerinden kaçınmaları gerekir.  


Çoğu metin, sıklıkla tekrarlanan aynı terminolojiyi kullandığından, hukuk çevirisinin nispeten basit olduğu düşünülebilir. Ancak hukuki tercüme basit bir süreç olmaktan uzaktır. Sadece sayısal bir hata, yanlış bir isim veya bir terimin yanlış yorumlanması ciddi cezalarla sonuçlanabilir. Mahkemeye sunulan sözleşmeler, vasiyetler veya belgeler söz konusu olduğunda, bu tür hatalar kabul edilemez ve pahalı yanlış anlamalara ve önlenebilir davalara neden olabilir. Hatalar ve yanlış çeviriler suç teşkil edebilirken, noktalama hataları bile holdingler arasında yasal savaşlar başlatabilir. Bu nedenle bu tür belgelerle çalışan tercümanların hukuk terminolojisine hakim olmaları, ayrıntıları iyi görmeleri ve işlerinde çok titiz olmaları gerekir. 


Hukuki çeviri her ülkede büyük farklılıklar gösterebilir. Dil engelleri ve hukuk terminolojisinin yanı sıra hukuk sistemlerindeki farklılıklar hukuk çevirisini çok karmaşık hale getirebilir. Bu durumlarda, bir hukuk tercümanı her iki ülkenin medeni kanunlarına (kaynak ve hedef dil) aşina olmalıdır. Aynı veya benzer yasalara sahip ülkeler olduğu gibi, aynı dile ancak farklı yasalara sahip ülkeler de vardır. Yunanistan ve Kıbrıs, aynı dili paylaştıkları, ancak farklı medeni kanunlara sahip oldukları için buna bir örnektir. Kıbrıs medeni kanunu İngiliz ortak hukukuna dayanırken, Yunan medeni hukuku Germen medeni hukukuna dayanmaktadır. Hukuk kültüre bağlı bir konu alanı olduğundan, hukuk çevirisi mutlaka dilsel olarak şeffaf değildir. Çeviride şeffaflıktan kaçınmak için, dil bilimci her zaman metnin yazıldığı ülkenin geçerli yasalarına göre çeviri yapmalıdır. Hedef ülkenin yasalarına göre tercüme edilirse yanlış anlaşılmalar ve yanlış tercümeler olabilir. Bu nedenle, çevirmen her zaman kaynak dil terminolojisini takip etmeli ve mümkünse Latin hukuk terminolojisini kullanmalıdır.

DİĞER İÇERİKLERİMİZ
FİYAT TEKLİFİ AL